İstanbul Valisi
 
  A'dan Z'ye Kurumlar
 
  Hizmetlerimiz
 
  Alt Siteler




Medeni Kanun
İçindekiler
Cumhuriyet devrimimizin en önemli yasalarından olan Türk Medeni Yasası, 17.02.1920 tarihinde kabul edilmiş, 4-10-1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Diğer adı ile Türk Yurttaşlık Yasası olan bu yasa, bizi ümmet olmaktan ulus olmaya, kul olmaktan birey olmaya taşıyan ve doğumdan ölüme tüm yaşantımızı hukukun güvenceleriyle donatan bir yasaydı. Özellikle kadınlar, bu yasayla “mal” sayılmaktan, insan olmaya adım atmışlardır.

Yasanın temel özelliği, bilime ve akla dayanmasıydı. Ortaçağ’dan kalan gelenek, görenek ve din kuralları, değişmez yapılan ile yaşamı düzenlemeye yelemiyor, gelişen çağa ayak uyduramıyordu. Bu nedenle, Cumhuriyet’in kurucuları hiç tereddüt etme den Mecelleyi terk ettiler ve Medeni Yasa’yı kabul ettiler.

Ancak 1926 tarihli Medeni Yasamızın, gerekçesinde de ifade edildiği gibi 1926’darı bu yana geçen sürede yeni gereksinimler ve yeni anlayışlar; yeni düzenlemelere kaynaklık elti. 1938 yılından başlayarak, değişikliklerle Medeni Yasa’nın daha ileri bir yapıya taşınması için çaba gösterildi.

1926’lı yıllarda hem ülkemizde hem de bütün dünyada kadın-erkek eşitliği konusu tam kavranamamıştı. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kadınlar, yaşamın her alanında erkeklerle eşit olmak ve eşil olanaklara sahip olmak için mücadele elliler. Bu mücadele, özellikle son dört yıl içinde demokratik kadın kuruluşları ve kamusal alanın işbirliği ile meyvesini verdi? Hâlâ kimi eksiklikler taşımasına rağmen, yeni yasa ile Aile Hukuku açısından kadınlar önemli kazanımlar elde ettiler.

Medeni Yasa değişikliğine koşut olarak, Anayasa’nın 4 I. maddesine
“Aile İçinde Kadın Erkek Eşittir” cümlesi eklendi.

Yeni Medeni Yasa’yı öğrenmek ve yaşamımıza uygulamak bizim için öncelikle bir yurttaşlık görevidir.
Yeni Medeni Yasamızda Neler Var?
 
Medeni Yasa:
Başlangıç:
Kişiler Hukuk
Aile Hukuk
Miras Hukuku
Eşya Hukuk olmak üzere çeşitli bölümlerden oluşmaktadır. Toplam; 1030 maddedir. Şimdi sizinle paylaşacağımız konular, Medeni Yasa içinde yer alan kadınları ilgilendiren maddelerle sınırlı olacaktır.
 
Evlilik Bedensel ve Zihinsel Olgunluk İster
Yeni Yasa Evlilik Yaşını Yükseltti
1- Yasal Evlilik Yaşı; Kadın ve Erkek için 17 yaşın doldurulmasıdır.
2- Önemli bir neden ya da olağanüstü bir durum varsa, yargıç kararı ile 16 yaşını bitirmiş olan kadın ve erkek evlenebilecektir. Ancak yargıç, kararını vermeden önce, anne, baba ve vasiyi-olanak vara dinler.(Md.124)
3- Küçük yaşla kısıtlılar, yasal temsilcilerinin izni olmadan evlenemez. (Md: 126-127)

Ancak, yasal temsilci, haklı nedenler olmadığı halde izin vermiyorsa, yargıç, temsilciyi dinledikten sonra izin verebilir. (Md. 128)
 

Evlenmesi Yasak Olanlar

Aşağıdaki kişiler arasında evlenme yasaklanmıştır... (Md. 129)

Evlenme Kısıtlılıkları

1- Evliliği sona ermiş bir kadın, sona erme tarihinden başlayarak 300 gün geçmedikçe evlenemez. (Md. 132)
2- Akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemezler. (Md. 133)
3- Önceki evliliğin .sona erdiği ispat edilmedikçe yeni evlilik kurulama/.. (Md: 130)

Nişanlanma

1- Evlenme vaadiyle olur (Md. I U() Yasa] temsilcilerinin rızası olmadıkça küçüğü veya kısıtlıyı bağlamaz.

2-Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde; kusuru olan taraf, diğerine dürüstlük kuralları çerçevesinde ve evlenme amacıyla yaptığı harcamalar ve kalkındığı maddi fedakârlıklar karşılığında uygun bir tazminat vermekle yükümlüdür. Aynı kural nişan giderleri hakkında da uygulanır.

Tazminat istemeye hakkı olan tarafın ana ve babası veya onlar gibi davranan kimseler de, aynı koşullar altında yaptıkları harcamalar için uygun bir tazminat isteyebilir.

Manevi tazminat (Md. 120)

Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isleyebilir. (Md 121)

Nişanın Sona Ermesi

Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın yada onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler taralından geri islenebilir.

Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.(Md. 122)

Dava hakkı, nişanlılığın sona ermesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar-yani dava hakkı ortadan kalkar (123)

Evlenme Başvurusu ve Töreni

Evlenme için Başvuru Yeri ve Makamı

Erkek ve kadın içlerinden birinin oturduğu yer evlendirme memurluğuna birlikte başvurulur.(Md.134)

Evlendirme memuru, belediyelerde, belediye başkanı veya görevlendirdiği memur, köylerde muhtardır.

Başvuru, evlenecekler tarafından yazılı ya da sözlü yapılır. (Md. 135)

Belgeler

Taraflar;
Nüfus, cüzdanı
Nüfus kayıt örneği
Önceki evlilikleri sona ermişse bununla ilgili belge,
Küçük ve kısıtlı ise, yasal temsilcisinin imzasıyla onaylanmış yazılı belge,
Sağlık raporları.

Evlendirme memurluğuna vermeleri gerekir. (Md. 136) Evlendirme memuru, eksik varsa tamamlatır. Evlenmeye engel görürse, evlenme istemini reddettiğini yazılı olarak bildirir. (Md. 137)

Taraflar itiraz hakkına sahiptir (Md: 138) Evlenme koşulları uygun olanlara evlenme izni verilir. Tararlar bu izin belgesiyle t, ay içinde, herhangi bir evlendirme memuru önünde evlenebilirler. 6 ay içinde kullanılmayan izin, yok sayılır (Md: 139-140)
 

Evlilik Töreni

Evlendirme dairesinde, ayırt etme gücüne sahip iki tanığın önünde açık olarak yapılır. İstem üzerine evlendirme memurunun izin vereceği bir başka yerde de yapılabilir. (Md. 140-142)

Tören bitince eşlere aile cüzdanı verilir.

DİNİ TÖREN, AİLE CÜZDANI GÖSTERİLMEDEN YAPILAMAZ

Sadece dini (örenle evlilik kurulamaz. Evlenmenin geçerli olması İçin dini törenin yapılması gerekmez. Bu bir inanç sorunudur. Resmi nikah yapılmadım dini I ören yapanlar hakkında Türk Ceza Yasamızda yaptırım getirilmiştir. (Md. M3)

Geçerli Olmayan Evlilikler

Aşağıdaki hallerde evlenme mutlak bulanla batıldır:

1- Eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması.
2- Eşlerden birinin evlenme şuasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması.
3- Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması.
4- Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın bulunması. (Md. 145)

Evliliğin yasal kurallara uyulmadan yapılması halinde iptal davası açma, iptal nedeninin öğrenildiği veya korkunun etkisinin kalktığı tarihten başlayarak 6 ay ve her halde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.

Batıl bir evlilik ancak, mahkeme karan ile sona erer. Mutlak butlan halinde dahi evlenme, yargıç kararına kadar evliliğin bütün sonuçlarını doğurur. Örneğin, böyle bir evlilikten doğan çocuklar, ana- baba iyi niyetli olmasalar dahi evlilik içinde doğmuş sayılırlar.

Çocuklar ile ana - baba arasındaki ilişkilere ve eşler arasındaki ilişkilere boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır. (Md. 156-157-158)

Boşanma

Boşanma Nedenleri:

Evliliğin sağlıklı yürümemesi koşullarında aşağıdaki nedenlerle boşanma davası açılabilir;

1- Zina (Zina,TCY’nda suç olmaktan çıkarıldı. Ancak, boşanma nedeni olmaya devanı ediyor. Ancak, eş diğer eşin zinasını öğrendiği andan başlayarak 6 ay, her halele, zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmesinden sonra dava açamaz. (Md. 161)
2- Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (Md. 162)
3- Suç işleme, onursuz yaşam sürme (Md. 163)
4- Terk (6 aylık süre ve işlem üzerine yargıç tarafından yapılan İhtar sonuçsuz kalırsa, terk edilen eş dava açabilir.)
5- Akıl Hastalığı (Hastalığın iyileşme olanağının bulunmadığı doktor raporu ile kanıtlanmalıdır.)

Evlilik Birliğinin Sarsılması

Evlilik birliği, ortak yaşamı sürdürmeleri beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Yukarıda fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.

Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hakle boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeler çocukların çıkarlarını göz ününde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur. Bu hakle tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.

Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayal yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin işlemi üzerine boşanmaya karar verilir. (Md. 166)
 

Yetkili Mahkeme

Eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa 6 aydan beri birlikle oturdukları yer mahkemesidir. (Md. 168)

Önlemler

Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan özellikle eşlerin barınmasına geçimine eşlerin mallarının yönetimi ve çocukların bakını ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır. (Mel. 169)

Karar

Muhkeme boşanma nedeni kanıtlanmışsa boşanma yada ayrılığa karar verir. Dava ayrılığa ilişkin açılmışsa boşanmaya karar verilmez. Boşanma davası ise, yargıç ortak yaşamın yeniden kurulma olasılığı varsa AYRILIK karan verebilir.

Ayrılık karan, 1 yıldan 3 yıla dek olabilir. Süre kararın kesinleşmesinden başlar.

Boşanmada Kadının Kişisel Dununu

Boşanma halinde kadın, evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur; ancak, evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Eğer kadın evlenmeden önce dul idiyse hakimden bekarlık soyadını taşımasına izin verilmesini isleyebilir.

Kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakla çıkarı bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, istemi üzerine hakini, kocasının soyadını taşımasına izin verir.

Koca koşulların değişmesi halinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir.

Boşanmada Tazminat ve Nafaka

Mevcut veya beklenen çıkarları boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu turadan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.

Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isleyebilir. (Mil. 174)

Boşanma..yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.

Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.

Tazminat ve nafakanın ödenme biçimi (Md. 175)
 
Maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının, toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir.

Manevi tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez.

Irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi yada taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğun orta-dan kalkması ya da haysiyetsiz hayal sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.

Taraflardan mali durumların değinmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.

Hakim, istem halinde, îrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. (Md. 176)
 

Yetki

Boşanmadan sonra açılacak nafaka davasından, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Yani, dava, bu yer mahkemesinde açılmalıdır. (Md. 177)

Boşanma nedeniyle doğan haklar, bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Örneğin bir yıl teinde istenmeyen yoksulluk nafakası bu sürenin dolmasından sonra istenemez. (Md. 178)

Boşanma Halinde Çocuklar Yönünden Ana Babanın Hakları

Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aklıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler.

Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğilim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğilim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.

Hakim, istem halinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. (Md. 182)

Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması halinde hakim, re’sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır. (Md. 183)

Evliliğin Genel Hükümleri

Haklar ve Yükümlülükler

Eşler oturacakları konulu birlikle seçerler, Birliği, ortak yönelirler. Giderlere, güçleri oranında birlikte katılırlar. (Md. 186) Eşlerden biri, diğerinin rızası olmadıkça, kira sözleşmesini devredemez, feshedemez. Aksi halde hakim müdahalesi islenebilir. (Md. 194)

Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idare sine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir. Daha önce iki soyadı kullanan kadın, bu haklan sadece bir soyadı için yararlanabilir. (Md. 187)

Eşlerden her biri, ortak yaşamın devamı süresince ailenin sürekli ihtiyaçları için evlilik birliğini temsi 1 eder.

Ailenin diğer ihtiyaçları için eşlerden biri, birliği ancak aşağıdaki hallerde temsil edebilir:

1- Diğer eş veya haklı sebeplerle hakim tarafından yetkili kılınmışsa,
2- Birliğin yararı bakımından gecikmede sakınca bulunur ve diğer eşin hastalığı, başka bir yerde olması veya benzeri sebeplerle rızası alınmazsa.(Md. 188)
3- Birliği temsil yetkisinin kullanıldığı hallerde, eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olurlar.
4- Eşlerden her biri, birliği temsil yetkisi bulunmaksızın yaptığı işlemlerden kişisel olarak sorumludur. Ancak, temsil yetkisinin üçüncü kişilerce anlaşılmayacak şekilde aşılması halinde eşler müteselsilen sorumludurlar. (Md. 189)
5- Eşlerden her biri, meslek veya iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda değildir. Ancak, meslek ve iş seçimimle ve bunların yürütülmesinde evlilik birliğinin huzur ve yararı göz önünde tutulur. (Md. 192)
6- Eşlerden birinin işlemi üzerine hakim, ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkıyı belirler.
7- Eşin ev işlerini görmesi, çocuklara bakması, diğer eşin işinde karşılıksız çalışması, katkı miktarının belirlenmesinde dikkate alınır.
8- Bu katkılar, geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için istenebilir. (Md. 196)
9- Eşlerden biri, birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yeline getirmezse, hakim onu borçlularına, ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilir. (Md. 198)
10- Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan mali bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde, eşlerden birinin iste mi üzerine hakim, belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak onun rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir. Hakim bu durumda gerekli önlemleri alır.
11- Hakini, eşlerden birinin taşınmaz üzerinde tasar-ruf yetkisini kaldırırsa, re’sen durumun tapu kütüğü ne şerh edilmesine karar verir. (Md. 199)
12- Koşullar değişliğinde bakim, eşlerden birinin iste mi üzerine kararında gerekli değişikliği yapar veya sebebi sona ermişse alınan önlemi kaldırır. (Md. 200)
 
EŞLER ARASINDAKİ MAL REJİMİ

Yasal mal rejimi, yeni yasa ile edinilmiş mallara katılma rejimi olarak belirlenmiştir. Eşler sözleşme ile yasada yazılı diğer mal rejimlerinden herhangi birini mal rejimi olarak benimseyebilirler. Ancak, aralarında sözleşme yapılmamışsa, edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Bu mal rejimi, evlendikten sonra edinilen malların eşitlikçi paylaşımını sağlayacağı gerekçesiyle kadınların çabalarıyla kabul edilmiştir. Edinilmiş mallar kapsamına girenler mal türleri şunlar;
 
 
EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİNDE MAL TÜRLERİ

A) EDİNİLMİŞ MALLAR
1- Emek Karşılığı Edinilen Mallar
a. Düzenli Edinilen Mallar
b. Düzenli Edinilmeyen Mallar
aa. Sosyal Güvenlik ve Yardım Ödemeleri
bb. Çalışma Gücünün Kaybı Nedeniyle Tazminatlar
cc. Kişisel Malların Gelirleri
2- Edinilmiş Malların Yerine Geçen Değerler

B) KİŞİSEL MALLAR

1- Kanundan Dolayı
a. Kişisel Kullanım Eşyası
b. Katılma Rejiminden Önceki Mallar
c. Katılma Rejimi Süresince Miras Yoluyla Kazanılan Mallar
d. Karşılıksız Kazanma Yoluyla Elde Edilen Mallar
e. Bunların Yerine Geçen Değerler
f. Sosyal Güvenlik -Yardım Kurumları
Tazminatları ile İşgücü Tazminatlarından Hak Sahibinin Kalan Yaşam Süresini Karşılayacak Miktarlar

2- Sözleşmeden Dolayı
a. Bir Meslek ve Sanatın İcrası İçin Gerekli Olan ve Edinilmiş Mallara Dahil Olması Gereken Malvarlığı Değerleri
b. Kişisel Malların Giderleri
Bu mal rejiminde belirli bir malın eşlerden birine ait okluğunu iddia eden kimse, iddiasını kanıtlamak zorundadır. Eşlerden birine aidiyeti saptanamayan mallar, edinilmiş mal sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi kanıtlanıncaya dek edinilmiş mal kabul edilir.
 
KATILMA REJİMİNE HAKİM OLAN İLKELER

A) Emek Karşılığı Edinilen Mallarda Hak Sahipliği İlkesi
B) Hak Sahipliğinin Evlilik Sürecinde Edinilen Mallarla Sınırlı Olması İlkesi
C) Hak Sahibi Olan Eşe Aynî Değil Şahsî Hak Tanıma İlkesi
1. Kural (TM K Md. 239)
2. İstisnası (TMK Md. 240) I Sözleşme özgürlüğü İlkesi
İspat Kolaylığı ve İyi niyet İlkesi
1- İspat Kolaylığı İlkesi (TMK Md. 222)
2- İyi niyet İlkesi (TMK Md. 229; 217)
KATILMA REJİMİNİN SÜRESİ

A) BAŞLAMASI
1. Evlenmeyle
2. Seçimlik Rejimden Vazgeçmekle(TMK MU? 208)
B) SONA ERMESİ
1. Ölüm
2. Başka Mal Rejimine Geçişle Sözleşmeyle (TMK MU? 208)
Mahkeme Kararıyla (TMK MU? 206)

1- BOŞANMA VEYA İPTAL DAVASI

Yasadaki sözleşmeli mal rejimlerinden ilki Mal Ayrılığı Rejimidir. Eski yasada yasal mal rejimi idi. Bu rejimde herkesin malı kendisine aittir.

İkinci rejim ise paylaşmalı mal ayrılığıdır. Bu yasada sadece yasal mal rejimi olarak önerilmişti. Fakat kabul görmedi. Bu rejimde, aileye özgülenen mallar, paylaşma kapsamına girmektedir. Diğer mallar kapsam dışıdır.

Üçüncü rejim mal ortaklığıdır. Mal ortaklığı rejiminde, kişisel mallar dışındaki mallar ortaklık kapsamına girmez. Ortaklık malları üzerinde iki eş birlikle tasarruf edebiliyorlar.

Evlat Edinme

Bir çocuğun evlat edinilebilmesi, evlat edinecek kişi tarafından bir yıl süreyle bakılmış, korunmuş ve gözetilmiş olmasına bağlıdır. Evliler ancak birlikte evlat edinebilirler. Bunun tek istisnası 30 yaşını dol-durmuş olan eş, yasada belirtilen durumlardan biri nin varolması halinde, diğer eşin birlikle evlat edinmesinin mümkün olmadığını kanıtlarsa, tek başına evlat edinebilir. Evli olmayanlar ise birlikte evlat edinemez. Evlilerin en az beş yıldan beri evli olmaları veya 30 yaşını doldurmuş bulunmaları gereklidir. Eşlerden biri en az iki yıldan beri evli iseler veya 30 yaşını doldurmuş ise diğer eşin çocuğunu evlat edinebilir. Evli olmayan kişi de 30 yaşını doldurmuş ise tek başına evlat edinebilir.

Velayet

Evliliğin devamı boyunca, ana ve baba velayeti birlikle kullanırlar. Evlilik dışı doğan çocuğun velayeti ise anneye verilir.

Miras

Miras ile ilgili düzenleme şöyledir: Sağ kalan eş, birlikte bulunduğu zümreye göre mirastan pay alır. Miras bırakanın çocukları ile birlikte mirasçı ise ¼ oranında- Miras bırakanın ana-babası ile birlikle mirasçısı ise ½ oranında. Miras bırakanın büyük ana ve büyük babaları ile birlikle mirasçı ise ¾ oranında. Bunlar da yoksa, tamamına mirasçı olur.

Ölüm durumunda sağ kalan eşe, aile konutu ile ilgili tercih hakkı getirilmiştir. Eski yaşantısını sür-dürebilmesi için, ölen eşine ait olup da birlikle yaşadıkları konut üzerinde kendisine, miras alacağından düşülmek ve yetmez ise bedelini ödemek koşuluyla, intifa (yararlanma) ya da oturma hakkı tanınmasını isteyebilir. Aynı koşullar altında ev eşyası üzerinde mülkiyet hakkı tanınmasını da isteyebilir.
 
Medeni Kanun belgesini word dosyası olarak görüntülemek için tıklayınız. 
 

Tasarım ve yayın İstanbul Valiliği Bilgi İşlem Şube Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır.
İstanbul Valiliği - Ankara Caddesi 34410 Cağaloğlu-Fatih/İstanbul
Telefon No: +90 212 455 59 00    Faks No: +90 212 512 20 86