B oğaziçi'nin
kuzey kesiminde, Anadolu yakasında yer alan Beykoz'un toplam genişliği
475 kilometre kare. Yaklaşık olarak 200.000 kişinin yaşadığı Beykoz'da
merkez ilçenin kuzeyi ve doğuşu tepelerle çevrili. Kuzeyindeki Beykoz
Çayı diye bilinen geniş düzlük ve güneyde Paşabahçe'ye doğru alçalan
ve düzleşen kesimi oir yana, kıyılarda bile yüksek ve engebeli bir yapıya
sahip. Beykoz adının nereden geldiği konusu oldukça tartışmalı. Bu tartışma
daha çok ismin sonundaki ekin "koz" mu, yoksa "kos" mu olduğu noktasında
yoğunlaşıyor. Kimi kaynaklar Farsça "kos" yanı "köy" sözcüğünü benimsiyor
ve İzmit Sancağı Beyleri'nin burada oturduklarını hatırlatarak Beykoz'un "Beyköyü" anlamına
geldiğini öne sürüyor. Bazı kaynaklar da bu ismin bölge ceviziyle ünlü
olduğu, "koz" |
sözcüğü de ceviz anlamına geldiği
için "Beykoz" olduğunu savunuyorlar. Bu ikinci görüşe yakın olanlardan
biri de 18. yüzyıl yazarlarından inciciyan. Ona göre, semte "Beykoz" adı,
o dönemlerde yaptırılmış Onçeşmeler adındaki bir çeşmenin yanındaki ulu
bir ceviz ağacından geliyor. Bir rivayete göre de "Koz" diye bilinen
ceviz ağaçlarının çok olmasından dolayı semte "Cevizi bol" anlamına gelen "Binkos" denilmiş.
Binkos'da zamanla Beykoz'a dönüşmüş, Bazı kaynaklarda ise Boğaziçi'nin
bu kesiminde eskiden "Fiale" adıyla bilinen bir yer olduğu, bu nedenle
Bizans döneminde Beykoz'un bu adla anıldığı ileri sürülüyor. Bu
iddianın temel dayanak noktası, "Fiale"nin havuz, çeşme, şadırvan
ve fıskiye yalakları anlamına gelmesi. Malum, Beykoz da suları, kaynakları
ve çeşmeleriyle ünlü... |