2016 / 12  E-Bülten
GERİ
TARİHİ BEYLERBEYİ SARAYI TÜNELİ YENİDEN CANLANIYOR

  BEYLERBEYİ SARAYININ TARİHİ

  Sarayın bulunduğu yer tarihi bir yer olup, buranın yerleşim alanı olarak kullanılması Bizans dönemine kadar uzanmaktadır. Bu bölgede Bizans döneminde İstavroz Bahçeleri olarak anılan bir koruluk bulunmaktaydı. Bizans döneminde bu bölgeye, 2. Konstantinos’un diktirdiği büyük haçtan ötürü İstavroz (Stavroz) adının verildiği söylenmektedir. Eremya Çelebi Kömürcüyan, bu bölgede Bizans dönemine ait kilise ve bir ayazmanın 17. yüzyılda hala ayakta olduğunu belirtmiştir.



  

Osmanlı dönemine ait buradaki ilk yapı ise II. Selim’in kızı olan Gevher Sultan’ın sarayıdır. IV. Murad bu sarayda dünyaya gelmiştir. Daha sonra 17. yüzyılda bu bölgede I. Ahmet tarafından Şevkabad Kasrı, III. Ahmetdöneminde ise Ferahabad yalısı yaptırılmış, I. Mahmud ise annesi için Ferahfeza Kasrı’nı yaptırmıştır. Bu bölge padişahların hasbahçesi olarak da kullanılmıştır. III. Mustafa döneminde buradaki yapılar yıktırılıp arazisi halka satılmıştır.[3] II. Mahmud daha sonra bu satılan arsaları tekrar geri alıp, 1829 yılında burada bir ahşap saray yaptırmıştır. Bu sarayın 1851 yılında çıkan bir yangın sonucunda bir kısmı yanmıştır. Sultan Abdülmecid’in de içinde olduğu bir sırada yanan saray uğursuz olduğu düşünülerek bir süre kullanılmamıştır. Daha sonra 1861-1865 yılları arasında yanan sarayın yerine Sultan Abdülaziz tarafından bugünkü Beylerbeyi Sarayı yaptırılmıştır. Sarayın mimarı Sarkis Balyan ve kardeşi hassa mimarı Agop Balyan’dır.

  BEYLERBEYİ SARAYI TÜNELİ

  230 metre uzunluğundaki tünel, 1861-65 yılları arasında Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılan Beylerbeyi Sarayı’nın içinde bulunan set bahçelerinin altından geçiyor. 19. yüzyıl Osmanlı mimarisinin en önemli ve en üretken mimarlarından biri olan ve Galatasaray Lisesi, Dolmabahçe Saat Kulesi, Çırağan Sarayı gibi ikonik Osmanlı eserlerinde de imzası bulunan Sarkis Balyan tarafından tasarlanan Beylerbeyi Sarayı, uzun bir süre hanedanın yazlık sarayı olarak kullanılmıştı. Ayrıca, Osmanlı İmparatorluğu’nun en uzun süre tahtta kalan padişahlarından biri olan II. Abdülhamid de 1912 yılından 1918’deki vefatına dek süren sürgün yıllarını Beylerbeyi Sarayı’nda geçirmişti.

 

  Beylerbeyi Sarayı’nın yapımından yaklaşık 30 sene önce, Sultan II. Mahmut tarafından yaptırılan tünel 1832 yılında hizmete açıldı. 1970li yıllara kadar Üsküdar-Beylerbeyi arasındaki bağlantıyı sağlayan Beylerbeyi Sarayı Tüneli, aynı zamanda Beylerbeyi Sarayı’yla, saraya ait set bahçelerini de birbirine bağlıyor. Tünel, trafiğe kapanmasından bugüne değin müze ve sergi salonu olarak kullanılıyordu. Trafiğe yeniden açılması için özenle sürdürülen çalışmalar sırasında tünelin orijinal dokusu muhafaza edildi.

  Üsküdar-Beylerbeyi-Çengelköy arasındaki sahil trafiğini rahatlatmak için, 1970’lerden beri trafiğe kapalı olan Beylerbeyi Sarayı Tüneli trafiğe yeniden açılıyor. Yapılan yeni düzenlemeyle birlikte, 5 km uzunluğundaki Üsküdar-Beylerbeyi-Çengelköy hattında, özellikle trafiğin yoğun olduğu akşam saatlerinde zaman zaman 1 saati aşan yolculuk süresinin 15 dakikaya düşmesi hedefleniyor.

© Copyright 2015 T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ
Bu e-posta, İstanbul Valiliği e-bültenine abone olduğunuz için size ulaştı.
Aboneliğinizi sonlandırmak isterseniz lütfen tıklayınız.
Facebook Twitter Google+ T.C. İstanbul Valiliği