2016 / 16  E-Bülten
GERİ
ÖĞRETMENLİK PEYGAMBER MESLEĞİ


  Geçtiğimiz hafta kutladığımız Öğretmenler Günü için birçok etkinlik ve program düzenlendi. Bu etkinliklerden biri İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen 24 Kasım Öğretmenler Günü programı, Cemal Reşit Rey Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi.

  Programda konuşan Vali Vasip Şahin, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e başöğretmenlik unvanının verildiği ve 35 yıldır da Ögretmenler Günü olarak kutlanan bu gününüzü kutluyorum. Şu ana kadar vermiş olduğunuz hizmetler ve bundan sonra yapacağınız hizmetler için de ayrıca şükranlarımı sunuyorum." dedi.

  Öğretmenliğin kutsal bir meslek olduğunu dile getiren Vali Şahin, "Ögretmenlik en kadim mesleklerden bir tanesi. Peygamber mesleği... Öğretmenlik geleceğimizi şekillendiren belki tek ve biricik bir meslek. Onun dışında geleceğe yönelik projeksiyon tutabilen, üretim yapabilen başka bir meslek yok. Çünkü sizler insanı yetiştiriyorsunuz. İnsanın geleceğiyle ilgili onun yönlenmesini, onun en derin şekilde geleceğe hazırlanmasını sizler sağlıyorsunuz. Dolayısıyla sizin mesleğiniz insana doğrudan etki ettiği için tek ve biricik.

  Türk milletinin öğretmenlerine büyük değer verdiğini belirten Vali Şahin, "Siz bu kadar yüksek bir mertebede o mertebeye uygun üretimler yapmak durumundasınız. O mertebeye yakışır, yaraşır insan yetiştirmek durumundasınız. Dolayısıyla hep söylüyorum, toplumda iyilik adına ne varsa bunda en büyük pay öğretmenlerindir. Ama toplumda bozulma adına, yanlış adına, kötü adına ne varsa ondaki en büyük vebal de yine öğretmenlerimize aittir. Dolayısıyla bu iki ölçüt arasında öğretmen kendine bir yer edinir.


 
 Biz hep ileriye bakan, 'terakki'yi bir hedef olarak kabul etmiş ve onu yaşamış bir milletiz. Biz bu çocuklarımızı en iyi şekilde yetiştirmek mecburiyetindeyiz. Çocuklarımızı bugünün değil, yarının gelişmelerine, yarının teknolojilerine göre yetiştirmeliyiz. Hazreti Ali, 'Çocuklarınızı sizlerin değil, onların yaşayacakları zamana göre eğitin' der. Bugün altyapı olarak birçok batılı ülkeden daha iyi durumdayız. Öğretmenlerimizin kullanabileceği araç ve imkânlar, laboratuvarlarımız, okul binalarımız, alt yapımız birçok ülkeden daha iyi konuma geldi. Bundan belki 15 yıl 20 yıl önce savunduğumuz mazeretlerin çoğu bugün yoktur. Eksiğimiz var mıdır? Vardır. Daha fazla desteklenmesi lazım mı okullarımızın? En azından tekli sisteme geçilmeyen okullarımızın tekli sisteme geçmesi lazım mi? Evet, lazım. Ama inanın dünya ortalamasına baktığımızda ülkemiz artık eğitimde altyapı imkânları itibariyle iyi olan ülkeler arasında. O zaman burada hepimize eğitim yöneticileri olarak bizlere ve eğitim asıl merkezinde olan sizlere önemli görevler düşüyor. Bu milletin kıt kanaat sağladığı bu imkânları, bu milletin evlatlarını iyi yetiştirmekte kullanmalıyız. Geleceğe çok daha iyi hazırlamalıyız. Çünkü çağımız bilgi çağı. Bilgiye hâkim olan dünyaya hâkim olur. Sadece bilek ve kılıç gücü yetmiyor. Bilgi gücünün, emeğe, alın terine katık edildiği bir eğitim sistemini oluşturmamız ve geliştirmemiz gerekiyor. Yetiştireceğimiz evlatlarımız hem çağımızın bilgi ve teknolojisiyle donanmalı, hem de milli ve manevi değerleriyle teçhiz edilmeli. Bir defa bireyi bağımsız insan olarak yetiştirebilmeliyiz. O çocuğumu kendi başına düşünebilmeli, değerlendirebilmeli, eleştirebilmeli, sorgulayabilmeli ve karar verebilmelidir. Bu özgüveni bizim çocuklarımıza vermemiz lazım. Bunu sağlayabilmemiz için de çocuklarımızla çok yakından ilgilenmek zorundayız. Onların aileleriyle çok yakın diyalog içinde olmak zorundayız.

  Öğretmenlerden özel ricam şu: Lütfen yüzünüz hep tahtaya dönük olmasın. Tahtaya dönük olduğu kadar öğrencilerinize dönük olsun. Onların sorunlarını, içinde yaşadıkları ortamı tanıyın. Teknolojiyi tabii ki kullanacağız, tahtayı tabii ki kullanacağız ama gönüllerimizi de çocukların gönülleriyle buluşturalım. Çocuklarımızın ancak o şekilde eksikliklerini giderebileceğiz." diyen Vali Vasip Şahin, "Cenab-ı Hak bir kulunu yaratmışsa ona mutlaka bir kabiliyet vermiştir. Buna yürekten inanıyoruz. Ama biz o kabiliyeti keşfetmeyip de kendi beklentilerimiz, ideallerimiz doğrultusunda yahut moda meslekler ordusuna yönlendirmeye çalışırsak hem o çocuğu hem zamanımızı israf ederiz. Onun yerine biz önce çocuğu, ailesini tanıyıp onun yeteneklerine göre; belki o çocuk çok iyi bir ressam olacak. Belki iyi bir öğretmen olacak. Yahut iyi bir öğretmen olamayacak da iyi bir mühendis olacak. İyi bir tüccar olacak. Toplumun bunların her birine ihtiyacı var. " şeklinde konuştu.

  Dünyanın en değerli varlıkları olan siz Öğretmenler! Bugün, Türk Öğretmeninin Şeref Günüdür. Ona Olan Saygıyı Yenileme, Onun Yüceliğini Anma Günüdür. Böyle Anlamlı Bir Günde Hepinizi Sevgiyle, Candan Kutluyoruz. Öğretmenler gününüz kutlu olsun!


© Copyright 2015 T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ
Bu e-posta, İstanbul Valiliği e-bültenine abone olduğunuz için size ulaştı.
Aboneliğinizi sonlandırmak isterseniz lütfen tıklayınız.
Facebook Twitter Google+ T.C. İstanbul Valiliği