2017 / 1  E-Bülten
GERİ
İSTANBUL’UN TARİHİ SEMTLERİ: KUZGUNCUK

  Kuzguncuk, Boğaz kıyısında kilise, cami ve sinagogun yan yana yükseldiği, bağrında 19. yüzyıl İstanbul’unun kozmopolitliğini barındıran bir semt. Kuzguncuk’un eski adının “Hrisokeramos” olduğu ve “Altın Kiremit” anlamına gelen bu adın yerleşmeye, II. İustinos(hd 565-578) tarafından yaptırılmış olan,çatısı altın yaldızlı kiremitlerle kaplı bir kiliseden geldiği yazılmaktadır. Kuzguncuk adının kökeniyle ilgili görüşlerden biri, eskiden “Kosinitza” adıyla anılan semtin, bu adının bozularak “Kuzguncuk” olduğu şeklindedir. Evliya Çelebiye göre ise bu ad, II. Mehmed (Fatih) zamanında (1451-1481) buraya yerleşmiş “Kuzgun Baba” adlı bir veliden kaynaklanmıştır. İstanbul’un Asya kesimindeki ilk Musevi yerleşim bölgesi Kuzguncuk’tur. Musevilerin buraya geliş tarihleri bilinmemekle birlikte, 17. yüzyıl kaynaklarında Kuzguncuk’un bir Musevi köyü olarak anıldığı görülmektedir.

  Kuzguncuk’un Avrupa Musevileri tarafından “Kutsal topraklara varmadan önceki son durak” olarak kabul edildiği ve herhangi bir nedenle vaat edilmiş topraklara gidemeyenlerin hiç değilse Kuzguncuk’a yerleşip orada ölmeyi ve gömülmeyi vasiyet ettikleri bilinir. Bu nedenle de, yerleşmede geniş bir Musevi mezarlığı olduğu 17. yüzyıldan itibaren sık sık vurgulanır. Bu tarihlerde Kuzguncuk’ta Museviler dışında Rumların da oturdukları bilinmektedir. Ermeniler ise,buraya 18. yüzyıldan itibaren yerleşmeye başlarlar ve 19. yüzyılda Kuzguncuk’ta oldukça büyük bir grup oluştururlar.

  Ana cadde İcadiye’den semte girin. Hemen solda Beth Ya’akov Sinagogu, yanında da Ayios Yeorgios Rum Ortodoks Kilisesi var. Biraz ileride sağda Ayios Panteleimon Rum Kilisesi bulunuyor. Boğaz yolu üzerindeki Ermeni Kilisesi Surp Krikor Lusavoriç’le yan yana yer alan Kuzguncuk Camii için Ermeni cemaati bahçelerinden yer vermiş. Bugün iki ibadet mekanı aynı yükseklikte kubbeye sahip. Deniz kıyısındaki Üryanizade Camii 1860 yılında II. Abdülhamid’in şeyhülislamlarından Üryanizade Ömer Efendi tarafından yaptırılmış. Sadece tarzının en güzel örnekleri arasında sayılan saçaklı ahşap minaresiyle değil, şirin bir yalıya benzeyen görüntüsüyle de dikkatinizi çekecek.

  Bet Yaakov Sinagogu;


 
  Kuzguncuk Musevi Cemaati Vakfı bünyesinde bulunan iki Sinagog’tan büyük olanıdır. Halk tarafından Kehilla Santral ( Merkez ) veya Kal de Abaşo ( Aşağı Sinagog ) olarak adlandırılır.

 Her ne kadar 1878 yılında inşa edildiği söylense de, yapılan bazı araştırmalar 1862 yılında tamiri için Osmanlı Sultanı tarafından bir "izin fermanı" yazıldığını, dolayısıyla da daha eski bir tarihte inşa edildiği fikrini vermektedir. Tavanında Tevrat’tan esinlenerek yapılmış resimler bulunan bu Sinagog , halen her Cuma akşamı ve Cumartesi günleri ve tüm bayramlarda açık olup, ailelerin talepleri doğrultusunda, Bar-Mitzva, Bat-Mitzva, Berit Mila, Vijola, Düğün ve Cenazelerde de hizmet vermektedir.

  Bahçe içerisinde Yaakov Mizrahi anısına oğlu Sabetay Mizrahi tarafından yenilenen ve belirli zamanlarda duaya açılan bir Midraş bulunmaktadır. Geniş bahçesi, Seuda Salonu, Suka Yeri, Havuzlu bahçesi ve Kameriyesi, tüm görünümüyle cemaatimiz tarafından oldukça beğenilen bu Sinagog’ta her sene geleneksel olarak Kuzguncuk Musevi Cemaati Yönetim Kurulu tarafından hazırlanan, Hahambaşımız, Cemaat,Kurum, Dernek Başkanları ve Yönetim arkadaşlarının iştiraki ile Sukot kutlamaları ve Ramazan ayı içerisinde Üsküdar İlçesi Kaymakamı,Belediye Reisi ve Belediye mensupları, Üsküdar Müftüsü, Milli Eğitim Müdürü, Emniyet Müdürü ve Emniyet mensupları, Kuzguncuk’lu Milletvekilleri, esnaf ve dostların bulunduğu 220 – 250 kişinin katılımı ile gerçekleşen bir İftar Gecesi yapılmaktadır. Bu muhteşem Sinagog yurtiçi ve yurtdışından gelen misafir ve turistler tarafından tüm sene boyunca ziyaret edilmektedir.

  Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi;




  İlk ahşap kilise Patrik Isdepanos II. zamanında, hassa mimarı Hovhannes Amira Serveryan’ın hayırseverliğiyle inşa edilmiştir. Boğos Ağa Şalcıyan tarafından ise 1861’de yeniden inşa edilmiştir. Kuzguncuk İskelesi’nin karşısında bulunan Kilise’nin Beşiktaş’taki Surp Asdvadzadzin kilisesine benzer bir kubesi vardır. Ancak Beşiktaş’taki kiliseden farklı olarak dıştan belirgindir. Mihrabın arka tarafında çift katlı ve kubbeli bir çan kulesi vardır. Mihrabın ön kısmında yer alan ceviz ağacından yapılma trabzanların üstünde bulunan çiçek ve yaprak bezemeleri dönemin saray kerestelerinin tedarikçisi Kalust Ağa Kemhacyan tarafından yapılmıştır. Kutsal Sofra’nın iç kısmı kubbeli ve altın kaplamadır.

  Kilise’nin iç kısmına 1967’de bezemeler eklenmiştir. Avluda ise 1910 tarihli bir çeşme bulunur. Kilise 2005 yılında bir onarım görmüş ve Patrik Mesrob II. eliyle kutsanarak yeniden ibadete açılmıştır.

  Üryanizade Camii;



  İstanbul Boğazı'nı süsleyen tarihi yapılarından biri olan Üryanizade Camii, muazzam mimarisiyle küçük bir köşkü andırıyor. Cami, II. Abdülhamit döneminde şeyhülislam olan Esat Efendi'nin bu güzel semte bıraktığı bir hatıradır. 1878-1889 yılları arasında inşa edilmiş olup, 40 günde yapıldığına dair bir rivayet vardır. Minaresi de tıpkı cami gibi şirin bir mimariye sahiptir. Restorasyon çalışmaları hala sürmektedir.

  Cemil Molla Köşkü;



  19.yüzyıl Osmanlı mimarisinin en nadide örneklerinden biri, Boğaz'ın bakir korusunda varlığını sürdürüyor. Yıl 1886, Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde,Adliye Nazırlığı ve Sura-yı Devlet Reisliği yapmış olan Üryanizade Cemil Molla Efendi(1865-1941), Kuzguncuk sırtlarına konduracağı, incelmiş bir zevkin ürünü ve farklılığın simgesi olduğunu düşlediği köşkü yaptırmak için ümidini kesmek üzereyken rastladı İtalyan asıllı mimar Sinyor Alberti’ye. Osmanlı’nın köklü görgüsü ve ruhuyla Alberti’nin tekniği ve alafranga bilgisi İstanbul’un belki de en iddialı, her yönüyle yenilikleri barındıran ve tamamıyla kendine özgü bu tarihi eserini yarattı.

  Birçok diziye, şiire ve kitaba konu olmuş Kuzguncuk, birçok farklı kültürü içinde bulunduran eski bir balıkçı köyüdür. Rumlar, Ermeniler, Müslümanlar ve Museviler bir arada yaşardıkları Hatta cami ve kiliseyi yan yana görebileceğimiz İstanbul’un kozmopolitliğini barındıran hoşgörülü bir semtimizdir.
© Copyright 2015 T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ
Bu e-posta, İstanbul Valiliği e-bültenine abone olduğunuz için size ulaştı.
Aboneliğinizi sonlandırmak isterseniz lütfen tıklayınız.
Facebook Twitter Google+ T.C. İstanbul Valiliği