2017 / 21  E-Bülten
GERİ
SİNAN’IN İSTANBUL’U: KILIÇ ALİ PAŞA CAMİİ  

 

Tophane kıyısında yükselen Kılıç Ali Paşa Camii, Sinan’ın eserleri arasında özel bir yere sahip. Planı ve yapı özellikleri itibariyle Ayasofya’yı örnek alan cami hem inşası sırasında hem de tamamlandıktan sonra sayısız rivayete de konu oldu.

1519’da, Güney İtalya’daki Calabria bölgesinde yer alan Le Castella köyünde Giovanni Dionigi Galeni adıyla dünyaya gelen Kılıç Ali Paşa, Papaz olmak için Napoli'ye giderken Osmanlı korsanlarına esir düştü ve bir süre kadırgalarda kürek mahkumluğu yaptı. Müslümanlığı kabul etmesinin ardından Uluç Ali adını aldı ve 1551'de gemi kaptanı olarak Osmanlı Donanması'na katıldı.



Osmanlı denizcilik tarihinin en ağır yenilgilerinden olan İnebahtı Savaşı’nda (1571), donanmanın sol kanadını komuta eden Kılıç Ali Paşa parlak manevralarla gemilerini kurtarmayı başardı. İstanbul’a döndükten sonra Sultan II. Selim kendisine "Kılıç" unvanını verdi ve Kılıç Ali Paşa’yı Osmanlı donanmasının en yüksek rütbesi olan kaptan-ı deryalıkla ödüllendirdi.

Mimar Sinan, inşasına 1578’de başladığı Kılıç Ali Paşa Camii’ni 1580 yılında tamamladığında 90 yaşına gelmişti. Büyük mimarın ilerlemiş yaşına rağmen Kılıç Ali Paşa Camii, Ayasofya’nın yeni bir yorumu olarak mimari buluşlarla bezelidir. Ünlü Osmanlı seyyahı Evliya Çelebi bu caminin "İstanbul’da eşi benzeri olmadığını" zikreder. Camiyi de içine alan külliyede Kılıç Ali Paşa’nın türbesinden başka hamam, sıbyan mektebi ve sebil yer alır.



Dikdörtgen planlı Kılıç Ali Paşa Camii’nin 12,70m çapındaki kubbesi Ayasofya’da olduğu gibi dört fil ayağı sütun üzerinde yükselir. Evliya Çelebi caminin süslemelerinden, billur camlarından, avizelerinden, özellikle de çinilerinden övgüyle bahsetmektedir. Süslemeler açısından da Ayasofya’yla benzerlikler mevcuttur. Çok sayıda renkli camlı pencerelerle İznik çinilerini birleştiren zengin süslemeler, Ayasofya’nın ihtişamlı mozaik kaplı iç mekânına atıfta bulunur.

İnebahtı Savaşı’nda Osmanlı donanmasına esir düşen İspanyol yazar Cervantes’in beş yıllık esareti sırasında Kılıç Ali Paşa Camii’nin inşaatında çalıştığı, daha sonra azat edilerek İspanya’ya döndüğü rivayet edilir. Bu rivayet gerçek olsa da olmasa da, bize şu temel gerçeği bir kez daha hatırlatır: Büyük eserler büyük hikayelerle anılır.


© Copyright 2015 T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ
Bu e-posta, İstanbul Valiliği e-bültenine abone olduğunuz için size ulaştı.
Aboneliğinizi sonlandırmak isterseniz lütfen tıklayınız.
Facebook Twitter Google+ T.C. İstanbul Valiliği