2018 / 1  E-Bülten
GERİ

HIRKA-İ ŞERİF CAMİİ
 

 

Hırka-i Şerif Mahallesi, Akseki Caddesi üzerinde bulunmaktadır. Hırka-i Şerîf Camii, Sultân Abdülmecid tarafından H.1267/M.1850 yılında Hz. Peygamber tarafından Veysel Karanî'ye hediye edilen "Hırka"nın muhafaza edilmesi ve halkın daha rahat ziyaret etmesi gayesiyle yapılmıştır.

Veysel Karanî'nin vefatından sonra, kardeşi vasıtasıyla devam eden "Üveysi" sülâlesinin elinde kalan Hırka-i Şerîf, XVII. yüzyıl başlarında Sultân I. Ahmed'in fermanı üzerine Şükrüllah Uveysî tarafından İstanbul'a getirilmiştir. Hırka-i Şerîf Camii yakınında bir eve yerleşerek "Hırka" ziyaretini burada başlatmışlardır. Daha sonraları Veziri Âzam Çorlulu Ali Paşa (1670-1711) tarafından Hırka'nın muhafazası için kagir bir hücre ile bitişiğinde bir çeşme ve imaret inşâ ettirilmiştir. Sultân I. Abdülhamid'de H. 1195/M.1780 tarihinde, şimdiki caminin kuzeyinde ve avlusunda bulunan küçük kagir hücreyi inşâ ettirerek ziyaretlerin burada yapılmasını sağlamıştır. Bunları Hırka'nın şanına uygun görmeyen Sultân Abdülmecid, H. 1268/1851 yılında bugünkü camii inşâ ettirmiştir.

Cami, kesme taştan ve sekiz köşeye müstenit tek kubbelidir. Sekiz büyük, sekiz de yarım daire şeklinde 16 penceresi vardır. Pencerelerin üzerlerindeki H. 1267 tarihli yazılar Mustafa İzzet Efendi'ye aittir. Caminin içindeki Lafza-i Celâl, Hz. Peygamber'in, Cihârıyâr-ı Güzin'in, Hz. Hasan ve Hüseyin'in isimlerini taşıyan levhaların yazıları ise, Sultân Abdülmecid'e aittir. Gerek plânında ve gerek yapımında büyük itina gösterilen Hırka-i Şerîf Camii'ne H. 1264/M.1847 tarihinde başlanmış ve H. 1268/M.1851 yılında tamamlanmıştır.

Cami iki katlı bir yapıya sahiptir. Üst katta cemâatin Hırka-i Şerif'i rahatça ziyaret etmelerini sağlayacak ayrı giriş ve çıkış koridorları, Hünkâr Dairesi, Hırka-i Şerif Odası, Üveys ailesi için meşruta, tuvalet ve abdest alma muslukları, müezzin mahfili ve odalar bulunmaktadır.

 

Caminin mihrabı, minberi ve kürsüsü altın yaldızlı ve işlemeli olup rokoko stilde, mozaik taşlardan yapılmıştır. Mihrap üstünde madeni borulu islik bulunmaktadır.

Girişte son cemâat mahfili bulunan caminin kesme taştan ve tek şerefeli olan iki minaresi vardır. Ampir üslûptaki minareler gövdeden ve binanın üstünden başlamaktadır. Şerefe altlarında bulunan çıkmalar korint üslûbundaki başlıkları takliden işlenmiştir. Şerefe korkulukları sekiz köşeli olup klâsik minarelerin stalâktitli şerefeleri de zamanın sütun başlıklarının bir nevi benzerleridir. Külahı ise, kurşun kaplıdır. Girişleri de avludandır. Camiye, üç kapılı avludan girilmektedir. Kıble yönündeki giriş bugün kapatılmıştır. Sağdaki avlu kapısı üzerinde H. 1267 tarihi ve Sultân Abdülmecid'in tuğrası bulunmaktadır.

Caminin cümle kapısı üzerindeki tamir kitabesi Kadıasker Mustafa İzzet Efendi'ye ait olup şöyledir:

"Ta ebed Abdülmecid Han ola ba-feyz-i İlah
Nur-ı mihrab-ı hilafet cami'-i adab-ı din
Kalb-i pakin eylemiş hakk hazret-i peygambere
Daima ihlas arzıyle mabahi ve yakın
Düş-i iclali şeref-bahş-ı siyab-ı saltanat
Olalı düşmez elinden dame-i şer-i mübin
Hırka-i sündüs tıraz şah-ı vala-yı rasul
Ca-nişin olmuşidi bunda izz ile nice sinin
Eyleyüb ta'zım ve hürmet işbu ca-yı ekreme
Cami'i hem hücre-i pakizesin yapdı metin
İki tarih-i güher-pirayeyi Ziver kulu
Çekdi zer-tar-ı nizam-ı nazma çün dürr-i semin
Hırka-i pak-i risalet mesnedin bu cami'in 1267
Şah-ı din Abdülmecid Han kıldı bünyad-ı rasin 1267"


Cami inşâ edilirken Hırka-i Şerif'in muhafazası için memur edilen bir bölük muhafız için yapılan kışla bugün Fatih Milli Eğitim Müdürlüğü olarak kullanılmaktadır. Câminin hazîresi ve düzenli avlusu vardır. Avlunun etrafı demir parmaklıklarla çevrili olup yerler kesme taştandır. 2014 yılı içerisinde restorasyona giren caminin avlusunda kız Kur'ân kursu vardır.
© Copyright 2015 T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ
Bu e-posta, İstanbul Valiliği e-bültenine abone olduğunuz için size ulaştı.
Aboneliğinizi sonlandırmak isterseniz lütfen tıklayınız.
Facebook Twitter Google+ T.C. İstanbul Valiliği