2018 /  8  E-Bülten
GERİ

HÂFIZ BURHAN

Hafız-hanende kuşağının son dönemdeki en büyük temsilcilerinden Hafız Burhan, 23 Mayıs 1897’de İstanbul Aksaray’da doğar. Asıl adı Burhâneddin olup babası II. Abdülhamid’in silâhşorlarından Tüfekçi Ahmed Bey, annesi Feride Hanım’dır. Küçük yaşlarda sesinin güzelliğiyle dikkat çeker ve daha hıfzını tamamlamadan mukabele, mevlid, mersiye okumaya, zâkirlik ve müezzinlik yapmaya başlar. 1918 yılında hânende olarak Muzıka-i Hümâyun’a alındıysa da bir müddet sonra buradaki görevinden ayrılır ve hayatını sesiyle kazanır. Zamanla dinî ve din dışı mûsiki mahfillerinin aranan üstadı olarak şöhret yapar.

Hâfız Burhan’ın doldurduğu plaklar halk arasında büyük ilgi görür. İstanbul Radyosu’nun ilk kuruluşunda görev yapan Hâfız Burhan Dârütta‘lîm-i Mûsikī kadrosunda da yer alır. Ticarete atılıp bir ara plak doldurduğu Columbia şirketinin temsilcisi olarak Beşiktaş’ta bir plakçı dükkânı açar. Çoğu Atina’da olmak üzere yurt dışında konserler verir. İstanbul’da çeşitli fasıl topluluklarında hânendelik yapmasının ardından bu faaliyetini kendi adına kurduğu zamanın meşhur hânendelerinden müteşekkil bir grupla devam ettirir. 1930’lu yıllarda 50 lira yevmiye karşılığında fasıllarda okuduğu göz önüne alınırsa Hâfız Burhan’ın dönemin sanatkârları arasındaki müstesna yeri daha kolay anlaşılır.

1918’deki Altımermer yangınından sonra taşındığı Beşiktaş’ta uzun yıllar oturduğu için “Beşiktaşlı Burhan”, Muzıka-i Hümâyun’da bulunduğundan dolayı “Muzıkalı Burhan” diye de anılır. Soyadı kanunundan sonra Sesyılmaz soyadını alan Hâfız Burhan, Mareşal Fevzi Çakmak’ın kızının mevlidini okumak üzere bulunduğu Ankara’da Hacı Bayram Camii’ndeki mevlid esnasında çok tiz perdelerde gezinirken geçirdiği kalp krizi sonucu 18 Nisan 1943 günü vefat eder. Cenazesi İstanbul’a getirilerek Beşiktaş’taki Yahyâ Efendi Dergâhı hazîresine defnedilir.

Gazel formunun son ustalarından olan Hâfız Burhan ayrıca türkü, şarkı, ninni, kanto, tango, operet, marş türlerinde pek çok eseri plağa okumuştur. Hafız Burhan, öyle gür bir sese sahiptir ki İstanbul Radyosu’nun Galatasaray Postahanesi’nin üst katındaki ilk yayınlarında sesinin şiddetinden mikrofonlar çalışamaz hale gelir. Bu yüzden stüdyonun en uzak köşesindeki mikrofona sırtını dönerek okumak zorunda kalır, her radyo seansı mesele olur. İstanbul camilerinde okuduğu ezanlar çok uzak mesafelerden bile duyulur, icra ettiği mevlidler, gazeller ve fasıllar büyük heyecan yaratır.

Hâfız Burhan’ın dinî ve din dışı sahada okuduğu eserler Türk mûsikisi yakın tarihinin nâdir icraları arasında yer alır. İlk mûsiki derslerini ağabeyinden almışsa da onun köklü bir mûsiki eğitimine sahip olduğu söylenemez. Muzıka-i Hümâyun’da bulunduğu sırada Muallim İsmâil Hakkı Bey’den, ayrıca Zâti Arca ve Lemi Atlı’dan faydalandı. Parlak, geniş ve tenor bir sese sahip olduğundan gerek minarede gerekse cami içerisinde okuduğu ezanlarla, Âyetü’l-kürsî ve büyük âminlerde müezzinliğin en güzel örneklerini verir. Mevlid okumadaki başarısını ise özellikle belirtmek gerekir. Arkadaşı Ali Rıza Sağman, onun Hâfız Sâmi ve Hâfız Şaşı Osman’dan sonra devrin en iyi mevlidhanı olduğunu söyler.

Bazı filmlerin müziğini hazırlayan Hâfız Burhan ayrıca birkaç şarkı bestelemiştir. Bunlar arasında uşşak makamındaki, “Hasta kalbimde açılmış ebedî bir yarasın” mısraı ile başlayan şarkısı ile nevâ makamında ve gazel tarzındaki “yeni ninni”si özellikle belirtilmelidir.

Sayısı tam olarak tespit edilemeyen ölçüde plak doldurur. Yüz adet plak doldurduğu Columbia firması ise Hâfız Burhan'ın sesinden elde ettikleri kâr sebebiyle kendisine bir araba hediye eder. Bu da onu Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk otomobil sahiplerinden biri hâline getirir.

© Copyright 2015 T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ
Bu e-posta, İstanbul Valiliği e-bültenine abone olduğunuz için size ulaştı.
Aboneliğinizi sonlandırmak isterseniz lütfen tıklayınız.
Facebook Twitter Google+ T.C. İstanbul Valiliği